Vahdettin GÜZEL
vahdettinguzell@gmail.com
KURBAN
08/08/2019 Kurban unuttuklarımızı hatırlatır. Bizi bize ve bizi biz yapana yaklaştırır. “Kesmek” sanılan eylem, “yaklaşmak”tır aslında. Kurbanın anlamı ne yazık ki ete, kemiğe, işkembeye, deriye indirgenmiştir. Kestiğimiz kurban bizi kardeş kılmaya yetmiyor. Yumruk yaptığımız avuçlarımızı çözmeye, gerilen yüzümüzü gevşetmeye kâfi gelmiyor. Yeryüzünde dökülen insan kanı kurban kanını geçmiş durumda. Arakan’da sistemli bir katliam var. Dünyanın gözü önünde çoluk çocuk, genç ihtiyar hunharca katlediliyor. Kurbanın anlamı sınırlarımızın dışına hiç ulaşmıyor. Suriyeli kardeşlerimize gerektiği gibi Ensar olamadık. Bütün mesele en sevdiğimizi Allah için feda edebilmekte yatıyor. Dilimizde tekrarladığımız “en sevdiğimiz”le gönlümüzde yaşattığımız “en sevdiğimiz” birbirini tutmuyor. Arabamız, yatımız ve katımız için kavga çıkarabiliyor, zamanımızı ve gücümüzü seferber edebiliyoruz, fakat Allah için paramızı, malımızı mülkümüzü sarf etmekte tereddüt ediyoruz. Kurban töresel ritüel olmanın ötesine geçmiyor. “Kesmezsek ne derler”, “bu kadar lükse sahibiz kan akıtmamız lazım”, “herkes et yerken, biz başkalarından et gelsin diye mi bekleyeceğiz”…gibi sebepler üzerine bina ettiğimiz bir ibadet hızla ibadet olmaktan çıkarak adetleşiyor. Oysa ibadet, adet olmayan fiillere verilen addır. Adetler, alışılagelmiş uygulamalardır ki zamanla otomatikleşerek bilinç dışı hale gelir. İbadetler ise, niyet ve samimiyetle belli bir irade içerisinde yerine getirilen uygulamalardır. İbadet ne zaman bilinçten kopup adetleşirse kişi maun suresinde “onlar kılmış oldukları namazdan habersizdirler” ayetiyle tavsif edilen insanların derekesine düşer. İbadetler öz anlamlarını ve ruhlarını lugavi anlamlarında saklarlar. “Kurban” bir hayvanı kesmenin de ötesinde menşeinde barındırdığı anlama işaret eder. Birlikte kurban kesmek, kurban etini dağıtmak içimizde palazlanan bireyciliği bertaraf etmek içindir.
Kurban ibadetini kurumlara bağışlar yaparak vekâletle yerine getirme bu ruh ve duyarlığı göz ardı etmektedir.
|
Yorumlar |
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |
Yazarın diğer yazıları |
Şüphen olmasın ki, onu açıklamak bize aittir. (Kıyame 19. ayet) - 04/10/2018 |
Şüphen olmasın ki, onu açıklamak bize aittir. (Kıyame 19. ayet) |
Kur'an-ı Kerim'i Anlamak - 24/07/2018 |
Kur'an-ı Kerim'i Anlamak |
NAMAZ KILMANIN ZARURİYETİ - 19/11/2017 |
NAMAZ KILMANIN ZARURİYETİ |
Hurafeler ve Kur'an-ı Kerim - 09/10/2017 |
... |
Kalpler Allah’ı Anarak Yatışır - 21/06/2017 |
Kalpler Allah’ı Anarak Yatışır |
Cennetmekan Abdülhamid Han - 13/03/2017 |
Cennetmekan Abdülhamid Han |
Kur'an Ahlakından Uzak Yaşayan Toplumlar - 30/12/2016 |
Kur'an Ahlakından Uzak Yaşayan Toplumlar |
Ey Şehid! - 16/02/2016 |
Allah yolunda öldürülenlere de ölü demeyin. Onlar diridir ama siz anlamazsınız. |
MEKKE’YE İNEN KUR’AN BİZE İNMEDİ Mİ? - 13/11/2015 |
MEKKE’YE İNEN KUR’AN BİZE İNMEDİ Mİ? |
Devamı |